1 Eylül 2011

Sesinizi Duyurun, Haber ve Resimlerinizi Gönderin Yayınlayalım

Hakem Platformu Türk Hakeminin Gerçek Sesi
İllerinizin Haberlerini ve Resimlerini ayrıca Hakemlik Camiası Hakkında Duygu ve Düşüncelerinizi, Anlatmak İsteyip Anlatamadıklarınızı Gönderin
YAYINLAYALIM... 

İletişim: hakemplatformu@gmail.com
Devamını Oku...

31 Ağustos 2011

Demek ki Neymiş: Hakem Camiasında Tek Değilmişsiniz !!!

Hakem Platformu olarak bir süredir yayındayız. Sitemizin ilk açılışında yıllardır hakem camiasını esir alan, yalan yanlış haberlerle halen faal olan hakem, gözlemci, İl Hakem Kurulları ve MHK hakkında suçlamalarda bulunan Sanal Gündem Yaratan Hakem Sitelerine bir cevap verebilmek, bu sitelerde konunun aslı araştırılmadan belden aşağı vurulan kişilere bir cevap hakkı, savunma hakkı sunabilmek için başladık yayın hayatımıza...

2 ay gibi bir zamandır yayın hayatındayız... İlke olarak ne MHK avukatlığını, ne de başka bir kişi ya da kurumun savunuculuğunu benimsedik. Hakem Camiasının birliği için sadece bu camia içine nifak sokmaya çalışan, eski koltuklarını kaybettiklerinden dolayı, menfaatleri kalmadığından dolayı ve tekrar eski güç ve menfaatlerine ulaşmak için halen faal olan hakem, gözlemci, İl Hakem Kurulları ve MHK hakkında yalan ve taraflı haberler yazan kişiler ve sitelere buradan bir cevap verebilmek, yazdıkları konuların doğruluğunu araştırarak hakem camiasına daha sağlıklı, tarafsız bilgiler vermeyi amaçladık...

Son 2 yıldır türeyen bu Sanal Hakem Gündemi yaratan sitelerin, TFF ve MHK'nın iş başına gelmesinden bu yana, bu kurumların her icraatında art niyet arayıp, hakem camiasına yapılan hizmetleri çarpıtarak yorumlamasına katlanamaz durumuna geldik. Deflarca bu sitelere yayınladıkları haberler ve yorumlarla ilgili yazı, bilgi ve belge göndermiş olmamıza rağmen hakem camiası içerisinde oluşturmak istedikleri huzursuzluk ve bölücülüğe hizmet etmediği için, bizim gönderdiğimiz bilgi ve belgeleri dikkate almadılar. Hakem Camiası içerisinde defalarca yapılan haberlere işin doğrusunu anlatan yorumlar gönderen kişilerin yorumlarına yer vermediler haberlerinde ve sitelerinde.. Bu haberlere ve yorumlarına baktığınızda sanki tüm hakem camiası o site yazarları gibi düşünüyor izlenimi verilmeye çalışıldı.

İnanmazsanız bir bakın Allah aşkına yapılan haber yorumlarına.. Bir tane, yapılan haberi eleştiren bir yorum bulabilecek misiniz? Sizler için yaptığınız haberde geçen konular ve iddiaların doğruluğu  önemli olmadı hiç bir zaman. Doğruluk ve dürüstlük de neymiş? Yeter ki, Bu TFF ve MHK yıkılıp, harap olsun, bu kurulların atadığı İl Hakem Kurulları iş yapmaz gösterilsin, yeterdi sizin için.. Hakem Camiası içindeki kaos ortamı, sizin tekrar koltuklarınıza kavuşma amacına ulaşma çabalarınızdan başka neye hizmet eder? İl Hakem Kurulları ve illerde gelişen olaylara çomak sokup, il içerisinde çözülmesi gereken konuları medyada çarşaf çarşaf yayınlamak, o ilin hakem camiasına ne gibi bir hizmet sağlayabilir? Yookk,  amaç hizmet değil, "Çarşıyız, herşeye karşılıyız" misali, hakem camiası içerisindeki her oluşum mahvedilmeli, sürekli rahatsız edilmeli, haklarında şaibe çıkarılmalıydı sizin için...

Yayın hayatına başladığımızdan beri bu Sanal Hakem Gündemi yaratan sitelerin saldırılarına uğradık, sitelerinde hakkımızda suçlamalar, iddialar yayınlanmaya başladı. Ne oluyoruz dediler, bunlar da kim? Telaşa kapılıp, rahatsız oldular.. Hakem camiasının basın kısmı sadece onların tekelindeydi, bu kişiler de nerden çıktı, bizim yayınlamadığımız bilgi belge ve yorumları yayınlıyorlar dediler.. İnandırıcılığımızı kaybederiz diye düşündüler.. Evet beyefendiler, aynen öyle, hakem camiasının basın tarafında yalnız değilsiniz, bu güne kadar hiç kimse sizleri kale alıp böyle bir girişimde bulunmamıştı.. Yıllardır, yaptığınız yalan yanlış haberler konusunda yargı yoluna bile başvurmamışlardı.

Ama görüyoruz ki; yaptığımız birkaç haber hemen sizde soğuk duş etkisi yaratmış, "yok yargı yoluna başvuracağız, yok suç duyurusu yapacağız" gibi tehditler savurmaya başladınız. Beyefendiler, "Adalet ve Yargı" herkeze lazım, sadece size değil... İlk zamanlar olur böyle, sonra alışır gidersiniz... Her değişim böyle sancılı başlar, telaş yaratır, saldırgan yapar kişileri ama değişim kapıya geldiyse durdurmak mümkün değildir.

Sitemizin 2 ay gibi kısa yayın hayatında, hakem camiasından bu kadar ilgiyi hemen beklemiyorduk. Bu zaman içinde 3550 hakem camiasından kişiler sitemizi ziyaret etti, günlük 1000 üzeri sayfa gösterimine ulaştık.

Demek ki Neymiş: Hakem Camiasına "Hakem Platformu" gibi bir site lazımmış...

Demek ki Neymiş: Yalnız değilmişiz, bizim gibi 2 yıldır ablukaya aldığınız hakem camiası içerisinde sizin yapmaya çalıştıklarınızı farkeden, bilen ve bu durumdan iğrenen insanlar da varmış...

Demek ki Neymiş: Yaptığınız haberlerde bu güne kadar hiç düşünmeden, yeter ki amacımıza hizmet etsin mantığı benimseme yerine, bundan sonra "bunu böyle yazarsak, bu kişiyi bu şekilde suçlarsak, foyamızı çıkartırlar, rezil oluruz" diye düşünmeye başlamak lazımmış...

Demek ki Neymiş: Siz ve sizin gibi koltuklarını kaybettikleri için ve tekrar kazanmak için, menfaatleri için hakem camiasını yanlış yönlendirmeye çalışan kişiler ve hakem eskilerini bu camianın içerisinden temizlemek boyunumuzun borcuymuş...

Tüm hakem camiamıza, öncelikle hakem şansı, sonra huzur ve birlik diliyoruz...









Mail: hakemplatformu@gmail.com
Devamını Oku...

30 Ağustos 2011

Üst Klasman Hakem Semineri, 6 Eylül'de Başlıyor


Merkez Hakem Kurulu, Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya 1.Lig'de 2011-2012 sezonunun başlamasından önce Üst Klasman Hakem Semineri düzenleyecek.

6 Eylül Salı günü başlayacak ve 7 Eylül akşamı sona erecek seminer İstanbul WOW Otel'de yapılacak. Üst Klasman Hakemlerinin katılacağı seminerin, 7 Eylül Çarşamba günü saat 13.00'den sonraki bölümü basına açık olacak.
 

Devamını Oku...

28 Eylül 2010

Cüneyt ÇAKIR Türk Hakemlik Tarihine Geçti

12 yıl sonra bir  Türk hakemi, Şampiyonlar Ligi maçını yönetecek. Cüneyt Çakır yarın, Gökdeniz'li Rubin Kazan'ın sahasında Barcelona'yı konuk edeceği mücadelede düdük çalacak.

Uzun yıllar sonra bir Türk hakemi, Avrupa’nın devlerinin kapıştığı Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetme şansını yakaladı. UEFA, Türkiye’nin en gözde hakemlerinden biri olan Cüneyt Çakır’ı, yarın Gökdeniz Karadeniz’li Rubin Kazan’ın sahasında yıldızlar topluluğu Barcelona ile yapacağı maçta görevlendirdi. TSİ 19.30’da başlayacak ve Star TV’den naklen yayınlanacak karşılaşmada, geçen sezon Avrupa Ligi’nde Fulham-Hamburg arasında oynanan yarı final rövanş maçını yöneten Çakır düdük çalacak. Çakır’ın yardımcılıklarını; yan hakemler Bahattin Duran ve Tarık Ongun ile çizgi hakemleri Fırat Aydınus ve Tolga Özkalfa yapacak. Maçın dördüncü hakemlik görevini ise Süleyman Abay üstlenecek.

En Son Oğuz Sarvan...
Hakemlik tarihimizde daha önce bu organizasyonda ilk olarak, 1 Mart 1995’te Ahmet Çakar görev yaptı. Çakar, Milan-Benfica arasındaki çeyrek final maçında düdük çalmıştı. En son 12 yıl önce ise 25 Kasım 1998’de grup maçında Oğuz Sarvan, Bayern Münih-Brondby karşılaşmasını yönetmişti. Bu arada Şampiyonlar Ligi grup maçında görev yapan bir hakem, ortalama maç başına 5 bin Euro kazanıyor. Yardımcıları ise yaklaşık 3 bin Euro alıyor.
Devamını Oku...

2 Ağustos 2010

TFF Temsilci Klasmanları Belirlendi

Türkiye Futbol Federasyonu Temsilciler Kurulu, 2010-2011 sezonunda görev yapacak temsilci kadrolarını belirdeli.

TFF Yönetim Kurulu tarafından onaylanan temsilci kadroları şöyle:

Üst Klasman Temsilci Listesi
Federasyon Güvenlik ve Akreditasyon Temsici Listesi
Klasman Temsilci Listesi
Devamını Oku...

3 Haziran 2010

Fırat Aydınus, Slovakya-Kosta Rika Maçını Yönetecek


FIFA kokartlı hakemlerimizden Fırat Aydınus, 5 Haziran Cumartesi günü Slovakya ile Kosta Rika arasında oynanacak hazırlık karşılaşmasını yönetecek. Slovakya'nın başkenti Bratislava'daki Pasienky Stadyumu'nda yapılacak karşılaşma TSİ 18.00'de başlayacak.

Dünya Kupası öncesi Slovakya'nın son hazırlık karşılaşması olacak olan bu müsabakada Fırat Aydınus'un yardımcılıklarını Bülent Gökçü ve Cem Satman yapacak. Maçın 4. hakemi ise Slovakya Futbol Federasyonu tarafından atanan Ivan Kruzliak olacak.
Devamını Oku...

HİF Hakemlerine Sahte Hakem Malzemesi Sattılar

Diyarbakır coştu, sular durulmuyor, mailleri okumaya yetişemiyoruz. Ancak gelen maillerin gerçekliğini sonuna kadar araştırıp, gerçek olduğuna ikna olduktan sonra yayınlıyoruz.. Bir de siz bakın bakalım, gerçek mi değil mi?

Diyarbakır'dan mail gönderen bir HİF hakemi kardeşimiz Diyarbakır TFFHGD tarafından aldatıldıklarını söylemiş.. Gözlerimize inanamadık, nasıl olur diye..

Diyarbakır TFFHGD tarafından kendilerine sahte hakem malzemesi sattığını yazıyor HİF hakemi kardeşimiz.. Önce inanmadık, çünkü TFFHGD Diyarbakır Şubesi hakem malzemesi temin ederse, TFFHGD Genel Merkezinden temin eder, ordaki malzemeler de sahte olmaz diye düşündük.. Ancak sahte olduğu iddia edilen hakem malzemeleri Umbro marka olunca, biraz araştırma yaptık, ve TFFHGD Genel Merkezinin Umbro Hakem Malzemesi temin etmediğini öğrendik.. Konuya daha çok yoğunlaşınca gerçeklere ulaştık.. Olayın gelişimi şöyle:
Diyarbakır TFFHGD üyelerinden başta il hakemi Şirin USLU olmak üzere, Üst Klasman Yardımcı Hakemi Nihat MIZRAK'ın da aracılığı ile yeni hakem olan HİF hakemlerinin forma ve malzeme ihtiyacını karşılamak için talep toplamışlar.. Topladıkları hakem malzemesi taleplerinin ücretlerini de peşin olarak almışlar ve normalde Dernek olarak TFFHGD Genel Merkezine başvuracakları yerde, Ankara ilinde hakem malzemesi satışı işini yapan eski Üst Klasman Yardımcı Hakemlerinden Metin KITMIR'a bu talepleri ve paraları göndermişler.. Talep toplarken de Orjinal Umbro Marka hakem antrenman malzemeleri olarak talep toplanmış.. Malzemeler gelince de, malzemelerin kalitesiz olduğundan yola çıkarak sahte olduğu anlaşılmış..

Biz konu ile ilgili biraz araştırma yaptık ve araştırmalarımız sonucunda çok çarpıcı bilgi ve belgelere ulaştık.. Umbro Hakem Malzemesi diye toplanan talepler, Ankara'daki Metin KITMIR'dan temin edilmiş. Metin KITMIR'ın hakem mazemeleri sattığı sitesine baktığımızda gerçekten de sitesinde Umbro Marka Hakem Malzemeleri sattığını, bu ürünlerin resimlerini teşhir ettiğini gördük. Ancak dikkatimizi çeken şu oldu ki: Satmış olduğu Umbro Marka Malzemeler içerisinde geçen sene klasman hakemlerine hiç verilmeyen malzemeler de olduğunu gördük. Düşündük ki, koskoca Umbro Firması'nın hakemler için geçen sene protokol gereği ürettiği malzemeler bellidir, klasman hakemlerine verilmeyen malzemesi yoktur, peki Metin KITMIR'ın sitesinde ki bu geçen sene klasman hakemlerine verilmeyen mazemeler nasıl üretildi?

Konu ile ilgili olarak biraz daha araştırma yapınca Umbro Türkiye Distrübütörü Toksöz Spor (ONS Ltd. Şti.) olduğunu öğrendik ve bağlantıya geçerek, Metin KITMIR isimli bir kişiye malzeme gönderilip gönderilmediğini, ayrıca sitesinde yayınladığı Umbro gibi görünen malzemelerin gerçek olup olmadığını sorduğumuzda aldığımız cevap aynen şöyle:
Cevap: Umbro Türkiye Distrübütörü Toksöz Spor olarak Metin KITMIR isimli bir şahsa hakem malzemesi gönderilmemiştir. Türkiye çapında bayiliklere de konu sorulduğunda, Metin KITMIR isimli bir şahsın kaydına rastlanılmamıştır.

Linkini verdiğiniz ve bu şahsa ait olan sitede teşhir edilen hakem mazlemelerinin bir kısmının Orjinal Umbro Hakem Malzemesine benzediğini, ancak ürünlerin sahte olduğunu, Umbro Ambleminin suç oluşturacak şekilde sahte hakem malzemesi ürünlerine vurulduğu tespit edilmiştir.

Orjinal Umbro Marka hakem malzemelerine benzeyen ürünler olduğu gibi, Umbro'nuın hiç bir zaman üretmediği malzemelerin de (switshirt) sitede yer aldığı görülmüştür.

Bahse konu hakem malzemelerine Umbro Amblemi ile satan bu şahıs (Metin KITMIR) ve sattığı ürünler hakkında daha önceden 18.02.2010 tarihi ile avukatlarımız vasıtası ile "Marka Sahteciliği" suçundan suç duyurusunda bulunulmuştur.
Bu cevapla birlikte konu anlaşıldı. Allah Metin KITMIR'a yardım etsin öncelikle... Bu " Marka Sahteciliği" suçunun ağır para cezaları (100 Bin TL) olduğunu duyduk, henüz belki Savcılığa suç duyurusu hakkında belki kendisinin bile bilgisi yoktur..

Gelelim Diyarbakır TFFHGD'ne.. Şu sorularımızın cevaplarını istiyoruz.. Eğer cevap yazısı gönderilirse aynen yayınlanacaktır:

*Hangi vicdan ile böyle bir işe kalkıştınız ey Diyarbakır TFFHGD... Eminim ki bu malzemeleri bu şahıstan temin ederken bu ürünlerin sahte olduğunun farkında değildiniz.. Aksini düşünmek bile istemiyoruz..

*Bu yaptığınız işten TFFHGD Genel Merkezinin haberi var mı? Genel Merkez malzeme satışı yaparken, siz hangi akla hizmetle başkalarına başvuruyorsunuz?

*Bu işten başta il hakemi Şirin USLU olamk üzere TFFHGD Diyarbakır Şubesi olarak kendinize kazanç sağladınız mı?

*HİF Hakemlerinden bu talepleri toplarken temin edeceğinizi iddia ettiğiniz malzemelerin Orjinal olduğunu söylediniz mi?

*Şimdi, çoğu öğrenci olan bu HİF hakemlerinden aldığınız paralarla temin ettiğiniz sahte Umbro malzemeleri geri toplayıp, bu gençlerin paralarını geri iade edecek misiniz?


Bu soruların cevaplarını bekliyoruz, cevap gelmediği hergün suskunluğunuzun kabullenme olarak değerlendirileceğini de hatırlatmak isteriz.

Ayrıca bize mail gönderen HİF hakemi kardeşimiz Üst Klasman Yardımcı hakemi Nihat MIZRAK ile ilgili başka bir konuya daha değinmiş ancak konuyu netleştiremedik. (2 yıl önce bu HİF hakemi kardeşimizin henüz hakem olmadığı da bizi şüpheye düşürdü) Biz de direkt Nihat MIZRAK'a soralım dedik... Şöyle ki:
Bundan 2 yıl kadar önce Üst Klasman Yardımcı Hakemi Nihat MIZRAK (zamanın TFFHGD Diyarbakır Şubesi üyesi) "Bundan sonra bu hakem kıyafetleri giyilecek, her il hakemi bu kıyafetlerle maçlara çıkmak zorunda, eksiklerinizi tamamlayın, siparişlerinizi verin" diyerek, bir zamanlar hakemlerin giydiği çizgili formaları kastederek tüm hakemlerden sipariş toplamış ve bu formaları yine Metin KITMIR isimli şahıstan temin etmiş... Hakemlere satmış ancak sezon içerisinde bu formaların giyileceğine dair bir zorunluluk gelmemiş.. Hatta bu Nihat MIZRAK'ın sattığı formalar hiç giyilmemiş, hala hakemlerde poşet içerisinde bu formalar bekliyormuş..

Konu çok ilginç.. Öncelikle hiç bir devirde amatör maçlarda şu formalar giyilecek diye MHK'dan bir talimat geldiğini hatırlamıyoruz..

*Böyle bir zorunluluğu Nihat MIZRAK neden getirmiş olabilir?

*Bu hakemlere zorunlu olarak satılan çizgili formalar Metin KITMIR'dan mı temin edilmiş?

*Diyarbakır TFFHGD'nin, İl Hakemi Şirin USLU'nun ve Dernek Başkanı Yıldıray ASLAN'ın Metin KITMIR ile bağlantısı nedir?

*Bu hakem malzme satışlarından bu kişiler kendilerine kazanç sağlamışlar mıdır?

*TFFHGD Genel Merkezi, kendilerinde hakem malzemesi olduğu halde, başka kişilerden sahte hakem malzemesi temin eden Diyarbakır TFFHGD hakkında soruşturma başlatacak mıdır?

*Diyarbakır TFFHGD olarak oralarda ne işler çeviriyorsunuz?


Offff ne çok soru oldu, yeter, kafalar karışık.. Diyarbakır TFFHGD yönetiminden, Şirin USLU'dan, Nihat MIZRAK'tan bu soruların cevaplarını bekliyoruz.. Beklerken de kök salıp ağaç olmak istemiyoruz...

<< Diyarbakır TFFHGD'den 24 Gündür Cevap Gelmedi >>
Devamını Oku...

1 Haziran 2010

Hakem Kural Sınavı Sonuçları Açıklandı


MHK tarafından 9 ilde 31 Mayıs 2010 tarihinde yapılan, 2010 - 2011 futbol sezonu hakem kural sınavının sonuçları açıklandı.

İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir, Antalya, Trabzon, Adana, Diyarbakır ve Erzurum'da gerçekleştirilen sınav sonuçları için aşağıdaki linki tıklayınız.

Sınav Sonuçları
Devamını Oku...

31 Mayıs 2010

3. Lige Yükselme Maçında Özgüç TÜRKALP'e Saldırı (VİDEO)

Ankara Hasan Doğan Stadı’nda oynanan TFF 2. Lig’e terfi maçın ardından futbolcular ve taraftarlar maçın hakemi Özgüç Türkalp’e saldırdı.

TFF 3. Lig’e Yükselme Final maçının hemen ardından karşılaşmayı kaybeden Trabzon Yomrasporlu futbolcular ve taraftarlar Süper Lig hakemi Özgüç Türkalp ve yardımcılarına tekme ve yumruklarla saldırdı.

Yenimahalle Hasan Doğan Stadı’nda Trabzon Yomraspor ile Sivas 4 Eylül Belediyespor’u karşı karşıya getiren TFF 3. Lig’e Yükselme Final maçının ardından istenmeyen olaylar yaşandı. Maçı kazananın TFF 3. Lig’e yükseleceği karşılaşmanın 16. dakikasında Ali Kemal ile 1-0 öne geçen Trabzon Yomraspor, 32. dakika Numan’ın gördüğü kırmızı kartla 10 kişi kaldı. Bu dakikadan itibaren Trabzon Yomraspor’u destekleyen taraftarlar maçın hakemi Özgüç Türkalp’e tepki göstermeye başladı.

Rakibinin 10 kişi kalmasını iyi değerlendiren Sivas 4 Eylül Belediyespor’u 34. dakikada Veysel ve 41. dakikada Serdar’ın golleriyle ilk yarıyı 2-1 önde tamamladı. Hakem Özgüç Türkalp, 59. dakikada Sivas 4 Eylül Belediyesporlu Yasin’e de kırmızı kart gösterse de taraftar ve Trabzon Yomraspor teknik heyetinin tepkisinden kurtulamadı. Bu esnada Türkalp, Trabzon Yomraspor Teknik Direktörü Raşit Çalık’ı da oyun alanının dışına gönderdi. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte ise olaylar başladı. Sivas 4 Eylül Belediyesporlu futbolcular galibiyetin sevincini yaşarken, bir anda Trabzon Yomrasporlu futbolcular ve teknik heyet maçın hakemlerine koşmaya başladılar.

Özgüç Türkalp, Aydın Karsavuran ve Gürcan Konuk’dan oluşan maçın hakem triosu ne olduğunu anlayamadan darbe almaya başladı. Futbolcular, teknik ekip ve taraftarların hedefindeki isim olan Özgüç Türkalp, çok sayıda tekme ve yumruğa maruz kaldı. Bu esnada yardımcı hakemlerin de yere düştükleri görüldü. 
BAZI TARAFTARLAR GÖZALTINA ALINDI
Olaya çevik kuvvet polisleri müdahale etmek zorunda kaldı. Özgüç Türkalp ve yardımcıları çevik kuvvetin yardımıyla hakem odasına gidebildi. Bu esnada tribünlerden hakemlere doğru yabancı maddeler atıldı. Olaylar sırasında bazı taraftarlar gözaltına alındı.

BİRAZ HOŞGÖRÜ
Sporun barış, kardeşlik ve dostluk olduğu gerçeğinin artık tamamen algılandığı bu çağda, hala bu tür çağdışı yaklaşımlarda bulunmak, kendini sporun öğesi sayan ancak spor ve sporcu anlayışı ile hiçbir şekilde bağdaşmayan bu tür kişilerin varlığını Türk sporu adına bir talihsizlik olarak görüyoruz.

Kaybedilen müsabakalarda kendi hatalarını asla görmeyen ve yenilginin faturasını hakeme çıkarma alışkanlığını sürdüren bu zihniyetin Türk futbolundan bir an önce ayıklanması dileğiyle yaşanılan bu son olayı Türk Futbol Kamuoyu önünde şiddetle kınıyor ayrıca saldırıyı gerçekleştiren kişilerin Yüksek Türk Adaleti önünde hesap vereceklerini kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

Spor yöneticiliğinin önemli bir sorumluluk gerektirdiği gerçeğinden hareketle hem sporseverleri yönlendirmede hem de sporcuların müsabakalara motivasyonunda oldukça etkili olan kulüp yöneticilerimizi daha sağduyulu ve sorumlu olmaya davet ediyoruz.

Fair-Play ruhuyla futbola ve spora hizmet etmeye ant içmiş Hakem Camiası her durum ve koşulda, her zaman sorumluluk bilinci içerisinde davranmış, sevgi ve saygı sınırları içinde görev yapmaya çalışmıştır.

Biraz hoşgörü… Biraz destek… Biraz anlayış… Türk Futbol Hakemlerinin tüm beklentisi budur.

OLAY ANLARINI GÖSTEREN VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ...
Devamını Oku...

İstanbul'da Garip Şeyler Oluyor

HASRET KALDIK
Bir süredir köşemiz hareketsizdi. Bunun aslında bir kaç sebebi var. Birincisi, adıyla yazdıkları uyuşmayan bazı sitelerin gittikçe kaliteyi düşürmesine vesile olmak istemedik. Biz burada doğruları yazdıkça onlar adeta kudurdular. Tabi onların bu hali dönüyor dolaşıyor hakem camiasına zarar verir hale geliyor. Bilerek ya da bilmeyerek bazı insanlar buraların isminde hakem geçtiği için kerametli bir şey sanıyor. Hakem camiası dışarıdan bakıldığında kalitesiz insanların birbirleriyle sürekli kavga ettiği bir ortam gibi gösterilmek isteniyor. Bu kalitesizliği mevcut kurullara ihale ederek onları yıpratmak isteyen kendini bilmezlerin ekmeğine yağ sürülmüş oluyor. Oysa kalitesizliğin sebebi kurullar değil, o kurulları ele geçirmek için her yolu mubah sanan insanlar. Onlara kendilerini kullandıranlar.

İkinci sebep ise ufak bir anlaşmazlık. Diğer anlamsız siteye göre bir gömlek daha anlamlı olmaya çalışan bir diğer internet sitesi hacklendi. Her ne kadar layıklarını bulmuş olsalar da hackleme işini hoş görmek mümkün değil. Kim kime yaparsa yapsın. Onlar hakemlere teknik anlamda bir şey vermek için değil karalama yapmak amaçlı kurulmuş siteler. Tabi ki altyapı açıkları da çoktur. Bence o sitenin hacklenmesi bizim sitemiz için haber değeri taşımamalıydı. Bu konuda yönetimle ayrıştık. Zaten tükenişteler. Yazdım, karaladım oldu mantıkları bizim gerçekleri dile getirmemiz sayesinde itibar görmemeye başladı.

Tabi ki ayrılıklar geçici süreleri kapsıyordu. Sizlerden gelen ısrarlı mesajlar bizim için emirdir.

Türkiye’nin her ilinden her köşesinden  yapılan sınavlar atletik testler ve  tekrarlanan seçimler nedeniyle  mail yoluyla şikayetler serzenişler  akıyor.

Gerçekleri, doğruları dile getirmeye devam edeceğim.

Kimi acıtırsa acıtsın.

İSTANBUL’DA GARİP ŞEYLER OLUYOR
Son günlerde İstanbul’dan ard arda elektronik postalar yağmaya başladı. Meğer herkes ne dertliymiş. Biz de dostlarımızın sesine kulak verelim dedik. Uzun süredir ara verdiğimiz köşemize  onlarla başlayalım  istedik.

Sezon başından beri İstanbul’daki dernek işleriyle ilgili çok mesaj aldık. Genel Merkez ile şube yönetimi arası kavga devam ediyor. Genel Merkez bu konuda yüzde yüz haksız. Hukuksal bir takım dolambaçlı yollar bulmuş olmaları onları insanların vicdanında haklı kılmaz. 120 oy farkla biten, tüm organizasyonu Genel Merkez olarak bizzat yaptığınız bir seçimde, seçim usulüne uygun yapılmadı diye seçimi iptal etmek, karşınızda onurlu duruş sergiledi diye seçilmiş yöneticileri dernekten ihraç etmek ayıptır. Siz sahada fair play ilkelerini uygulamaya çalışan bir camiayı kâğıt üzerinde temsil ediyor görünüyorsunuz. Yaptığınız saçma sapan işlere bakın. Bir de kalkmış MHK’yi eleştiriyorsunuz. Aynaya bakıyormusunuz hiç? Seçilmiş insanlara neden bu kadar edepsizce davrandınız? Gerçi sanal sitelerde kendilerine imparator diye manşet attıranların ruh hallerini tespit etmek çok da güç değil. Yadırgamamak lazım. Doktor, iyi davranın dedi.

İstanbul Şube Yönetimi, malesef hala olgun, ilkeli davranma peşinde. Bu tavrı tüm üyeler tarafından eleştiriliyor. Bu kadar sessiz kalınması haklı oldukları davada bunu bir Kurtuluş Savaşı’na dönüştürmemiş olmaları dost düşman herkes tarafından yadırganıyor. Hatta Eskişehir Genel Merkez’in hala göreve devam ediyor olmasında en büyük etken olarak İstanbul Şube’nin pasifliğini görenler var. Kimse kaleyi teslim edin demiyor ama en azından düşmanın kalenin burçlarında kendi bayrağını dalgalandırma teşebbüsünün de önünde durun. MHK’nin genel pasifliği Şube yönetimine de yansımış durumda. Bunun sebebinin Sadettin Güler’in MHK’deki görevi ve abisinin MHK ye verdiği destek olduğunu söyleyenler de var. Düşünün ki bir MHK üyesi dernek üyeliğinden ihraç edilmiş ve ortada bir hareket yok. Herhalde bundan daha demokratik ortam bulunamaz. MHK, bu tür olaylarla saygınlıklarının zedelendiğini bilsin. Herkes, dernek yönetiminin, bir avuç hakemlerle alakasızın elinde oyuncak olduğunun farkında ama bu MHK’nin vurdumduymazlığını haklı göstermiyor.

İstanbul’da Dernek böyle de İl Hakem Kurulu farklı mı? Klasman koşularını yaptılar, ortalık toz duman oldu. Ahmet Erdoğan, yazılanlara göre İstanbul’un en sevilmeyen adamı ama her nedense son 10 yıldır ya İl Hakem Kurullarında ya da dernek yönetimlerinde. Bazı arkadaşlarım hakarete varan ifadeler kullanmış mesajlarında. Bu tür mesajları okumadan sildim. Görevli olduğu kurum bir yana bir hakem abiniz hakkında böyle konuşma hakkınız yok. Siz de sanal sitelerdeki üslubu benimseyeceksiniz başka kapıya gidin. Her türlü eleştirinizi yapın ama hakaret yok. Burası gerçeklerin platformu. Küfürbazların değil.

Ahmet Erdoğan, bir koşu yaptırmış, olay olmuş. Koşamayanlar, el kronometresi tuttu, süreyi erken bitirdi diye şikâyet ediyor. Kimi kameraya çektik bazılarını fazladan koşturdular  diye şikâyet ediyor. Be kardeşim, oraya koca bir skorbord koymayı niye kimse akıl etmedi? Ahmet Erdoğan seçici kurulda. Ne işi var sahada elinde kronometreyle? Yok, mu Ahmet Erdoğan’dan başka adam İstanbul’da? Hiç kimseyi bulamadıysanız klasmana aday kişilerde devredin bu işleri atletizm hakemlerine herkes şikâyetten kurtulsun.  Koşup bitiremeyenlerden de itiraz varmış. Onlar da niye bu koşu yapıldı, talimatta yok diye itiraz etmişler. Onlar da haklı. Çoğu ilde kısa koşular yapılmamış. İstanbul’da kim niye yaptırdı? Ne yapacaksınız şimdi o koşudan elediğiniz insanları? Onları alırsanız diğerlerini ne yapacaksınız? El kronometresiyle yaptırdığınız o koşuya kim itiraz ederse haklı çıkar. Hele bir de erken bastı geç bastı tartışmaları var ki kimse işin içinden çıkamaz. Öğlen sıcağında niye koşu yapılıyor? İyi planlayamadığınız için her şey problem oluyor. Elinde kamerayla sağda solda onu çektik, bunu çektik diye gezen bir gruptan bahsediliyor. Bunlar kimdir, necidir? Hakemlikle jurnalciliği karıştıranların bu camia sınırlarında ne işi var?

Ahmet Erdoğan, bütün kurulu bir kenara bırakır her şeyi kendi yapmaya kalkarsa olacağı budur. Peki, MHK neden bu duruma bir türlü müdahale etmiyor? Koskoca İstanbul’da yaşananlara bakın.

Skandal bu kadar da değil.  Duyduk ki bazı gazeteciler gözlemci olmaya karar vermiş. Peki, nasıl olacak bu iş? Gazeteciliği bıraktılar da biz mi kaçırdık? Kim, nasıl kursa çağırdı kendilerini? Talimatları okuyan bir Allah’ın kulu yok mu İstanbul’da? Hakem işleri müdürü vize işlemlerini nasıl takip ediyor? Tahkime fazla mesai ücretlerini Ahmet Erdoğan mı ödeyecek?  Ya da daha açık sorayım. Bu işleri yapıp kurulu sabote eden birileri mi var?

İstanbullu hakem kardeşlerim, bizim yola çıkarken ilk amacımız Anadolu’nun sesini duyurabilmekti. Aslında böyle bir ayrım yanlış. Herşeyi ama herşeyi bizimle paylaşabilirsiniz. Her zaman doğruların yanındayız.

Gelelim bazı şubelerde tekrarlanan seçimlere. Adı seçim olan komedilere bir bakın. Oy kullananlar kimler, yönetimlere girenler kimler? Bunlardan kaç tanesi sahalarda camiaya hizmet ediyor?

Yoksa derneğin adı mı değişti?

Faalliği Çoktan Bitmiş, Camiayı Bir Kenara Bırakıp Şahsi Hesap İhtiras Peşine Düşmüş Eski Hakemler ve Gözlemciler Derneği oldu da biz mi kaçırdık?

İşgal altındaki Genel Merkez, hakemleri, gözlemcileri temsil etmiyor.


O koltukları haksız şekilde işgal etmeye devam ederlerse yarın bir gün bu camiada kimsenin yüzüne bakamayacak hale gelecekler. Derneğin dibini dinamitlediler. Hakemlerin sosyal örgütünü bitirdiler. Bıraksınlar da insanlar kendi seçimlerini kendileri yapabilsinler.



Doğrucu Davud
Mail: hakemplatformu@gmail.com
Devamını Oku...

26 Mayıs 2010

Yine Diyarbakır, Yine Diyarbakır TFFHGD

Diyarbakır TFFHGD'nin icraatlarını "HİF Hakemlerine Sahte Hakem Malzemesi Sattılar" başlıklı yazımızda anlatmıştık. Başta il hakemi ve TFFHGD Diyarbakır Yöntim Kurulu üyesi Şirin USLU olmak üzere, dernek yönetiminde bulunan diğer kişilerin bu camiaya yeni katılmış HİF Hakemlerine Umbro Marka diye sahte hakem malzemeleri sattığını, bu malzemelerin nasıl sahte olduğu ile alakalı kanıtları yayınlamış ve Diyarbakır TFFHGD yönetiminden bu iddialar ile ilgili cevap beklemiştik.

Cevap beklerken ağaç olup gittik... Diyarbakır TFFHGD yönetiminden bu konularla ilgili hiç bir cevap gelmedi. Suskunluk kabullenmendir diyerek biz de kendi çapımızda bu konuyu kapattık. Diyarbakır Hakem Camiası arasında yaptığımız araştırmada da bu malzemelerin sahte olduğunun anlaşıldığı ve bu kandırmacanın ayyukaya çıktığı haberlerini öğrendik. Buna rağmen yine de "Deveye Diken, Bu Sahte Mazemeleri Satın Alanlara Diyarbakır TFFHGD Yaranır" 

Ey Murat SÖYLEMEZ, hukukçu Murat SÖYLEMEZ, hakem kakkı savunan (!) Murat SÖYLEMEZ... TFFHGD Genel Merkezi olarak bu konuya da el attınız mı? Yoksa Yıldıray ASLAN abinizin dokunulmazlığı mı var? "Bizden olanlar ve olmayanlar" olarak ayırdığınız ve buna göre Dernek yetkilerini kullandığınız bu camia sizden bunların hesabını soracak ve Hakemlik tarihi yapmış olduğunuz bu ihaneti kalın harflerle yazacaktır.

Diyarbakır TFFHGD ise bu sahte hakem malzemeleri ile ilgili üyelerine hiç bir açıklama yapmamış, malzemelerin kaça alındığı, kaça satıldığı, gerçek mi sahte mi diye hiç bir bilgi vermemiş olduğunu üzüntüyle bize gelen maillerden okuyoruz. Biz yaptık oldu mantığı ile Dernek üyelerini koyun sürüsü gibi gördüğünüz de ayrı bir ihanet vesikasıdır. Bu sahte malzemelerden elde ettiğiniz ve cebinize indirdiğiniz rakamları açıklayın.. Kaça aldınız, kaça sattınız, niye sahte malzeme temin ettiniz, niye sipariş toplarkan Umbru hakem malzemesi diye reklam yaptınız.. Açıklayın, açıklamazsanız bu camianın yüzünün karasısınız...

Diyarbakır TFFHGD karışık, şaibeli, paralar nereye gidiyor belli değil.. Üyelere açıklama yapılmıyor, harcama kalemleri panolarda herkesin görebileceği yerlere asılmıyor.. Ne işler çeviriyorsunuz orada...

Dernek dernek gibi olacak, üyelerden topladığınız aidatlar, maç paralarından kesilen yüzdelerin ne kadar olduğunu, bu kesilen paraların nerelere harcandığını açıklamalısınız.. Bu kesintileri yaptığınız halde yılda bir defa düzenlediğiniz hakem yemeğinin parasını da hakemlerden toplamaya utanmıyor musunuz?
O kadar para ile hakemlerin sosyal ortamlarını geliştirmek için bir organizasyon yapılmaz mı?

TFFHGD Nisan seçimlerinde Diyarbakır Spor Başkanı Abdurrahman YAKUT'un bağışladığı 10 Bin TL para nerde? Bu parayı bağış olarak derneğe kayıt yaptınız mı? Nerelere harcadınız? Tek tek açıklama yapmalısınız üyelerinize..

Bu şaibelerle ilgili olarak mail bombardımanından da bıktık... Herkes bize soruyor.. Biz ne bilelim, maillere cevap olarak, diyoruz ki: Sizler Derneğin üyesisiniz, bu soruları dernek yönetiminize sormaya hakkınız var, dernek yönetiminin de açıklama sorumluluğu var.. Ancak size soramıyorlar, çekiniyorlar, hakemliğimiz biter diyorlar.. En son dernek seçimlerinde kendilerine oy vermeyenleri, İl hakem Kurulu başkanı Suphi DEMİREL ile birlik olup hakemliklerini bitirdiler, maç vermediler, teklif etmediler dediler. Oy vermeyen gözlemcilere maç vermeyerek ve dışlayarak gözlemcilikten soğuttular dediler. Hatta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde memur olarak çalışan bir gözlemciye oy vermediği için, Belediye yetkililerine "Bu memurunuz HADEP'li değil, bize oy vermiyor, diğer tarafa oy veriyor" diyerek baskı yaptırdılar dediler... Üst Klasman Yardımcı hakemi ve aynı zamanda Dicle Üniversitesi BESYO'da öğretim görevlisi Nihat MIZRAK'ın oy vermeyecek olan ve BESYO öğrencisi il hakemlerine not tehdidi yaptığını söylediler...

Bu kadar mı oldunuz? Kafasını kaldıranı keseriz mi oldunuz? Mahvettiniz güzelim Diyarbakır'ı.. Diyarbakır'dan geçmiş eski süper lig hakemleri, bugünün duayenleri, ya da rahmetlileri, Şeref Hoca, İsmet Arzuman, Recep Kesici ( hala yaşıyor da kendi havasında) bu yaptıklarınızı duysa yüzlerinize tükürürdü..

Allah sizi bildiği gibi yapsın da, hakemlik tarihi bu ihanetinizi hem kalın harflerle hem de altı çizili olarak sayfalarına taşıyacaktır...
Devamını Oku...

23 Mayıs 2010

Yunus ve Cüneyt kardeşim, 'Her yerinizden öperim'...

Taraftara umut, heyecan verilir de bu kadar değil.

'FB'yi 3'te 3 şampiyon yapacağım' dedi.

Daha 3'ün 1'inde tökezledi.

Bu kafayla giderse diğer ikiyi de göreceği yok zaten.

Öteki, 'Saat 21.45'te şampiyonuz' dedi.

Saat 21.45'i gördü, hem de büyük başarıyla.

Geçen yıl 5.olan takımını, bu yıl 3.yaptı, çılgınca sevinmiştir herhalde.

İki kupayla sezonu kapattığın da bile hakemlerle uğraştı.

Mezarlıktaki törende pek duygusaldı, canı çekti 'Şampiyonuz yine' dedi.

Bu yıl dördüncü mü, beşinci mi oldu tam bilemiyorum.

Bunlar 'üç büyüklere ait' olanlar, kadrolu.

Bir diğeri ise, inceden inceye takımını kurdu, çalıştırdı.

Reklam, şov yapmadı, medyatik olmadı.

'Yırtık dondan çıkar' gibi aptalca, ahmakça demeçler vermedi.

'Şampiyon olacağız', 'Çok iyiyiz', 'Bu hakemlerle lig bitmez' demedi.

İddialı demeçlerden özellikle kaçındı, sessiz ve derinden geldi.

Sonuç ortada, takımını şampiyon yaptı.

Helal olsun sana adam gibi adam Ertuğrul Sağlam.

Artık görüyoruz; boş işlerle uğraşarak şampiyon olunmuyor.

Hakemlere sallayarak, beceriksizlikler kapatılarak şampiyon olunmuyor.

Sırf yabancı diye elin içi geçmişlerine, tonla para vererek şampiyon olunmuyor.

Ülkesinden şutlanan yabancı hocayı, ısrarla tercih etmekle şampiyon olunmuyor.

Alt yapı var olmasına rağmen, tek oyuncu bile yetiştirilip (A) takıma monte edilmeden şampiyon olunmuyor.

Özetin özeti de şu artık kafalarına soksunlar;

'Sadece parayla şampiyon olunmuyor'...

Anadolu'da ihtilal var, geliyorlar haberiniz ola.

Bir de son haftanın hakemlerine bakalım.

Bursaspor-Beşiktaş maçında Cüneyt Çakır harikaydı.

Artık onun için maç yönetmek çerez yemek gibi.

Avrupa Şampiyonası, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası onu bekliyor.

Nasıl olsa onu 'beğenmeyen kulüp başkanı' da çekip gidecek, az kaldı.

Fenerbahçe-Trabzonspor maçında Yunus Yıldırım, tek kelimeyle harikaydı.

15 yıldır tanırım, izlerim, ilk kez bu kadar güzel, düzgün bir maç yönetti.

İsteyince çok iyi maç yönetir, yeter ki maçı küçümsemesin, iyi adapte olsun.

Hele bir yardımcıları vardı ki, çiçek mi çiçek.

İzmirli genç kardeşlerim Baki Tuncay Akkın ile Alper Ulusoy.

Yunus'a yardımcı olabilmek, maçı kolaylaştırabilmek için resmen yırtındılar.

Ancak bu kadar 'mikemmeeel' bir yardımcılık olabilir.

Allah sanki Baki ile Alper'i 'Yardımcı hakemlik' yapsın diye yaratmış.

İkisine de bayrak çok yakışıyor, Cüneyt ile beraber daha yukarılarda onları görmek isteriz.

Yunus için, 'Birkaç bariz faullerde hata yaptı' dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Eeee olacak o kadar, o kadar kusur kadı kızında da olur.

Böyle bir maçın altından rahat kalktı ya o yeter.

Yok illaki hatalıydı beğenmedik diyorsanız.

Kusura bakmayın ama.

Ya sizler çok fanatik Fenerbahçelisiniz, duygularınızla hareket ediyorsunuz.

Ya da toptan anlamadığınız gibi, oyun kurallarını da bilmiyorsunuz.

METİN AYDINOĞLU
Devamını Oku...

21 Mayıs 2010

2010 Yılı MHK ve Hakemler Değerlendirmesi

Tarih 28 Mart 2007 Çarşamba.
Ekranda Türkiye-Norveç (2-2) maçı var. Almanya’da seyircisiz oynadığımız bu maçta Hamit Altıntop 2 gol atmıştı. Bu tarihte İzmir’deydim.
O günlerde Oğuz Sarvan, Ufuk Özerten MHK’sında yer aldığı için UEFA gözlemciliği ve Süper Lig gözlemciliği sona ermişti. Ve bir gün önce fıtık ameliyatı olmuş, Göztepe’deki mütevazı evinde yatıyordu.
Ortak yakın bir dostumla seyahat halindeydik. Telefon açtık. Ameliyat olduğunu öğrenince rahatsız etmek istemedik. Israrla bizi evine davet etti. Gittik; bizi kapıda karşıladı. Dikişleri henüz çok yeniydi. Rahatsız etmek istemiyorduk ama Norveç maçını birlikte izledik.
Ameliyat olalı saatler olmuştu, buna rağmen bize ızdırabını hissetirmek istemiyordu. Bizi bırakmadı. Uzun bir sohbetten sonra ayrılırken, hasta haliyle kapıya kadar uğurladı.
Gözleri nemlenmişti.
Ben o anı ve o Oğuz Sarvan‘ı hiç unutmuyorum.
Yine Spor Müdürümüz Sadık Söztutan, yıllar önce yazdığı bir kitabında Oğuz Sarvan‘ın kişiliğiyle ilgili bir iki övücü cümle yazmıştı. O kitabı kendisine takdim ederken, o cümleleri okudu ve kitabını imzaladı. Sayın Sarvan‘ın yine gözleri nemlenmişti.
Oğuz Sarvan 2 yılı aşkın bir süredir MHK Başkanı.
Çok üzüldüğü geceler olmuştur.
Aslı astarı olmayan ithamlara maruz kalmıştır.
Kendisi ile kader birliği yapmış insanları üzmüş de olabilir.
Bu görevde olan bir insanın hata yapmaması düşünülemez. (Yeri ve zamanı geldikçe yapılan hataları, yanlışları yazdık. Yazmaya da devam edeceğiz.)
Oğuz Sarvan iyi niyetli olduğu için, Allah ona yardım etmiştir.
Kupa hasarsız sahibini bulmuştur.
Lig hasarsız sahibini bulmuştur.
Ligin süt gibi ak olduğuna en azından hakemler açısından kimse itiraz edemiyor.
Kalbi temiz olanlar, bir şekilde kazanıyor.
Bu sezon Aziz Yıldırım, Adnan Polat ve Yıldırım Demirören ne kadar hata yaptıysa, Oğuz Sarvan onlardan kat kat daha azını yapmıştır.

Gündem değiştirmek sanattır!
Salı günü Aziz Yıldırım‘ın Kulüpler Birliği Başkanlığına devam edeceği açıklandı.
Bütün Süper Lig kulüpleri derin bir nefes aldı!
Çarşamba günü Aziz Yıldırım F.Bahçe’de 2 yıl daha görevinin başında olduğunu açıkladı. Bütün F.Bahçeliler derin bir nefes aldı!
Sayın Yıldırım çekip gitseydi, bu gündemi bundan sonra kim, nasıl değiştirebilirdi ki?
Bakın, sorumluluğu üstlendi. Takviye yapacağını söyledi. Şampiyonu kutladı.
Ama Beşiktaş kalecisi Rüştü‘yü öyle bir suçladı ki, bir anda ilgiyi ve dikkati başka noktalara çekti.
Bursa’nın şampiyonluğu, Milli Takım’ın ABD kampı, hatta hatta CHP’nin kurultayının bile önüne geçti, Rüştü’nün hedef gösterilmesi.
Aziz Yıldırım çok fazla miktarda konuya temas etti. Hepsi üzerinde uzun uzun analiz ve değerlendirme yapılabilir.
Ama ben bir yere takıldım: Aziz Yıldırım konuşmasının sonunda, ‘’Şunu artık görmemiz lazım, Türkiye’de tek büyük var, o da F.Bahçe’dir” dedi.
İnsan buna inanabilir. Bu doğru da olabilir.
Ama hiçbir şey size rakiplerinizi küçümseme hakkını vermez!

2009-10’dan geriye kalanlar
Sizleri hakemlerle ilgili uzun uzun istatistiklere ve rakamlara boğmak istemiyorum.
Bu sezon birkaç noktaya dikkat çekmekte fayda var.
Ofsayt hatası yapan yardımcı hakemlerin kimisi 2 hafta bekledi, 3’üncü hafta derbiye çıktı. Kimisi 3 hafta bekledi, 4.hafta Süper Lig’e çıktı. Kimisi 3 hafta bekledi, Bank Asya’ya çıktı, ordan Süper Lig’e devam etti.
Kimisi de 6 hafta Süper Lig yüzü göremedi. Burada esas olan kriterin ne olduğunu anlayamadan lig bitiverdi.
Zaten Süper Lig’e 4.hakem çıkan klasman hakemleri için kriterin ne olduğunu sezon boyunca hiç anlayamadım. 6-7 defa Süper Lig’de 4.hakemlik yapanlar oldu. 1’lerde, 2’lerde kalanlar oldu. Kimilerinin arkasından rüzgâr iyi esti.
Gözlemci tayinlerinde de zaman zaman ciddi tutarsızlıklar oldu. Lig bitti artık. Gözlemci sayısı azalacak. Ama bu muameleyi hiç hak etmeyen gözlemciler var.
Bu sezonun en başarılı yardımcı hakemi Orkun Aktaş‘tır. Ders niteliğinde bayrakları oldu.
Ligimizde hak ettiği değeri görmese de Alpaslan Dedeş, Valencia-Cenova, L.Sofya-Sazburg, Ajax-Anderlecht maçlarına çıktı. Kritik kararlarında başarılıydı. FIFA kokartının çok da önemli olmadığını gördük.
Tarık Ongun ve Bahattin Duran sezonun hem Avrupa’da hem Türkiye’de başarılı bayrakları oldular.
Abdullah Yılmaz ve Özgür Yankaya en iyi çıkış yapan isimlerdi. Bu iki hakeme “vizyon verebilecek” mentöre ihtiyaç var. Aksi takdirde ilerleme kaydedemeyecekler. Bizden söylemesi.
Kuddusi Müftüoğlu Süper Lig’de 20 maçla sezona damgasını vurmuştur.
Ama bu sezon bir Cüneyt Çakır gerçeği ile karşı karşıyayız. Başarısı ile herkes gurur duydu. Herkes üzerinde emeğinin olduğunu söyledi. Övgüler ve methiyeler çoktu.
İyi de, bir zamanlar FIFA kokartını ona layık görmeyenler yok muydu? O kokartı veren MHK‘da bile şiddetli itirazlar çoğunlukta değil miydi?
Medyada uğradığı ağır eleştirilerin mürekkebi henüz kurumadı. Hatta birileri bugün olmuş hakkı teslim etmeye yanaşmıyor.
Ben Cüneyt Çakır‘ın başarısından şu dersi çıkardım:
Bu kendini “otorite sananlar” ya da benim kendilerini “otorite sandıklarım” bu işi hiç ama hiç bilmiyor.
Hollandalı eğitimci Uilenberg’in derslerini dinledikçe, benim hakeme bakışım değişmeye başladı. İyi hakem ile kötü hakemi daha iyi ayırt etmeye başladım. Zaten “yüreklerinin ebatları” konusunda yeteri kadar “veri” var bende.

MHK'yı yeni bir sınav bekliyor
İl Hakem Kurulları klasmana teklif edeceği hakemleri belirledi. Bölgesel Hakem Kurulları sembolik kalmaya devam etti.
İstanbul'daki hakemin geçtiği atletik test ile diğer illerdeki hakemin atletik testi bir değildi.
İstanbul'dakiler hesapta yeni usüle göre. Yılların eğitimcisi ve bu işin emektârı Ahmet Erdoğan el kronometresi ile üstelik tek başına atletik testleri yaptırdı.
Anadolu'dakiler ise eski metot 2800 metre koşarak testlerden geçti.
MHK, duygularını bir kenara bırakmalı. Bu teklifleri, yeni hakem kadrolarını, gözlemci kadrolarını adil yapmalı. Bazı illerde hakemlik tükendi. Bu illerin bazıları ciddi futbol şehri. MHK'nın buraları dikkate alması gerekiyor. MHK üyesinin bulunduğu illerin abat olmasından tiksinir hale geldik.
Hakem Odası
Ömer Faruk Ünal
Devamını Oku...

18 Mayıs 2010

Dernek Dernek Gibi Olacak

2009 yılı içerisinde Malatya ilinde TFFHGD Malatya Şubesi ve Malatya İl Hakem Kurulu arasındaki sorunlardandan dolayı, Malatya İl Hakem Kurulu'nun TFF'ye yaptığı başvuruda, amatör maçlarda görev alan hakemlerin maç ücretlerinin TFFHGD Malatya Şubesi eli ile değil de, her hakemin kendi banka hesabına yatırlıması şeklindeki talebi, TFF tarafından onaylanmıştı.

Amatör maç ücretlerinin, hakemlerin kendi banka hesaplarına yatırılma süreci Malatya İl Hakem Kurulu'nun bu başvurusu ile başlamıştı. Tabiki TFF, bir istisna olarak değil, yakında uygulayacağı bu proje için Malatya'yı plot bölge olarak belirledi ve uyguladı. Daha sonra ise Malatya İlinde herhangi bir sorunla karşılaşılmaması üzerine bu uygulamayı tüm iller bazında yaydı. Bu konu ile ilgili AFYS (Amatör Futbol Yönetim Sistemi) Sistemi kurdu ve hakem maç ücretlerini bu sistem üzerinden ödemeye başladı. Sistem yeni olduğu için başlangıç için bazı problemler oluştu ancak, aldığımız bilgilere göre sorunlar giderildi ve sistem oturdu. Bundan böyle maç ücretleri düzenli olarak yatacak.

İlk olarak bu sistemi illerde yönetecek, hakem maç bordroları veri girişi yapacak İl Hakem Kurullarından görevliler belirledi ve bu görevlilere sistemi tanıtmak için kurslar verdi. İlk etapta, sisteme yabancı olan İl Hakem Kurulu görevlileri hatalı veri girişleri yapınca belli bir süre hakemlerin maç ücretleri ödenemedi. Ancak; sistem oturmaya başladı ve tüm illerde sorunlar çözülerek, hakem maç ücretleri hakemlerin hesaplarına tam olarak yatmaya başladı.

Maç Yüzdelerini Getirriiinnn !!!
Tabiki bu durum TFFHGD İl Şubelerini ekonomik açıdan zor duruma soktu. Bu sistemden önce hakem maç bordroları sekreteryasını yapan TFFHGD Şubeleri, bordrolar karşılığı TFF tarafından TFFHGD İl Şubeleri hesaplarına yatan paralardan, maç başına Dernek yüzdesi keserek, Derneğin ihtiyaç ve giderlerinde kullanıyordu. AFYS Sistemi ile hakem maç ücretleri Derneğin eline geçmiyor. Derneğin maddi kaynağı böylelikle kayboldu.

Şu günlerde TFFHGD İl Şubelerinin internet sitelerine baktığımızda, hemen hemen her internet sitesinde hakemlere hitaben yapılan duyurularda, maç baçı dernek yüzdelerinin derneğe verilmesi konusunda defalarca ikazlarını görüyoruz. Bu da demektir ki, maç yüzdelerinin derneğe verilmesinde genel olarak bir sıkıntı var. Sıkıntı olmasaydı, herşey yolunda gitse ve maç ücretini banka hesabından alan hakem, derneğe götürüp yatırsaydı, bu sitelerde bu yakarış da olmazdı. TFFHGD İl Şubelerinin bu konuda büyük sıkıntı çektiği malum.

Kanaatimce bu sıkıntı daha da artarak bu şekilde devam edecek. Bazı illerde, İl Hakem Kurulları ile arası iyi olan Dernek Yöneticilerinin, İl Hakem Kurullarından hukuksuz olarak talep etmesi ile, Dernek yüzdelerini yatırmayan hakemlere maç verilmemesini sağladığını bize gelen maillerde hakemlerin yakarışlarından görebiliyoruz. Sorun şu anda sadece maç yüzdeleri kesintisi olsa da, asıl büyük sorun sezon sonunda TFFHGD'ne üye hakemlerin dernek yıllık aidatı (48 TL) yatırması aşamasında çıkacağı kesin. Geçtiğimiz sezon, TFF'nun TFFHGD Genel Merkezi ile yaptığı protokol gereği, hakemlerin lisanslarını vize yaptırabilmesi için istenen belgeler arasında Dernek yıllık aidatını yatırdığına dair makbuzun da olması gerekiyordu. Derneğe üye olmayan hakemlerin da vize yaptırmasına imkan veriliyordu ancak, bu sefer vize ücretinin tam beş katı alınıyordu. Hakemlerimiz de eli mahkum dernek yıllık aidatı yatırmak zorunda kalıyordu.

Önümüzdeki sezon için böyle bir zorunluluk bulunmuyor. TFF ve MHK, Dernek ile organik bağlarını kesti, yani bu sezon sonunda hakem lisanslarının vize yapılması için dernek yıllık aidatı yatırlıması gerekmiyor.

Yıllık Aidatlar Verilmeyecek
TFFHGD (Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği), bir dernektir ve diğer tüm derneklerde olduğu gibi bu derneğe de üye olmak tamamen gönüllülük esasına dayanır. Hiç bir hakem, TFFHGD'ne üye olmak için zorlanamaz, üye olanlar için de yıllık aidatını vermesi konusunda baskı yapılamaz, herhangi bir uygulamaya veya bakış açısına tabi tutulamaz. Dernekler, maddi gelirlerini, üyelerinin yıllık aidatlarından ve derneğe yapılan bağışlardan karşılar ve tüm bu gelirleri veren kişiler gönüllü olarak verirler.

Hakem maç ücretlerinden kesilen yüzdeler konusunda hemen hemen her ilde yaşanan sorunlar olduğunu biliyoruz. Bu sıkıntı sezon sonunda dernek yıllık aidatında da yaşanacak. Zaten çoğunluğu üye olan hakemler, dernek üyeleri kanaatimce bu yıllık aidatı vermeyi istemeyecektir. En azından İl Hakem Kurullarının hukuksuz olarak baskısı olmazsa.. İllerdeki Dernek Yönetimlerini zor günler bekliyor. Maç yüzdeleri ve yıllık aidatları alamayan dernek yönetimleri, dernek lokallerinin kiralarını ve giderlerini ödeyemeyecektir. Ya da başka etkinlikler için kaynak bulamayacaktır ki, bu zamana kadar, dernek yönetimlerinin bir etkinliği düzenlediği  çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Derneklerin hakem camisaına tek katkısı, saldırıya uğrayan bir hakemle ilgili olarak, saldırıda bulunanları dernek sitesinden kınamak olmuştur. Faal Hakemlik ve Gözlemcilik yapan bu yöneticilerin yaptıkları açıklama, spor kamuoyunda genelde dikkate alınmazken, talimatlarda , "Faal hakemlik ve gözlemcilik yapan kişilerin spor yorumculuğu ve basın yayın organlarında yazarlık yapamayacağı, beyanat veremeyeceği"   belirtildiği üzere talimata aykırı davrandıkları da ayrı bir konu...
Maç Yüzdeleri İl Hakem Kuruluna Verilsin
Peki ne olacak, sadece bir bina kiralayarak hizmet veren bu derneklerin, üye aidatları ve maç yüzdelerini alamadıklarında dernek binaları ne olacak, hakemler haftalık toplantılarını nerde yapacak..
Bu konuda TFF ve MHK'nın hakem maç ücretlerini hakemlerin hesaplarına yatırmaya başlaması ile ilgili başlattğı süreci devam ettirmesi gerekir. Hakem maç ücretleri ile bağlantısını kestiği TFFHGD Şubelerinin sağladığı imkanları, hakemlerini mağdur etmemek için kendisi sağlamalı ya da yetkileri İl Hakem Kurullarına vermeli. Bu konuda üç yol bize mantıklı geliyor.

1. Maç yüzdelerinin İl Hakem Kurulları tarafından toplanmasını, bu toplanan paraların kullanma ve harcama yetkisinin İl Hakem Kurullarına verilemesi, İl Hakem Kurullarının ise bu paralarla başta hakemlerin her zaman kullanabilecekleri bir bina kiralamasına, giderlerini karşılayabilmesine, ayrıca hakemlerin sosyal yaşamlarını zenginleştirmek için etkinlikler düzenlemesini sağlamak için talimat yayınlamalı ya da hukuki zeminine oturtmalı.

2. İl Hakem Kurulundaki görevli tarafından düzenlenen bordrolarda maç yüzdelerinin TFF tarafından kesilerek, İl Hakem Kurulunun hesabına yatırılması ve yukarıda belirttiğimiz yetkileri vermesi,

3. Son olarak ise, 321 Milyon Dolardan hakemler için de bir bütçe ayırarak, ayrılan bu bütçe ile her ilde İl Hakem Kurullarına ait binalar kiralaması, ve giderlerini karşılaması.

Bu konular ile ilgili kafalarda projelerin olduğunu hakem camiasından duyuyoruz. TFF, sezon sonuna kadar bu konuda mutlaka bir düzenleme yapılmalı, gelecek sezon hakemlerini mağdur etmemeli ve TFFHGD 'nin İl Hakem Kurulları eli ile hukuksuz olarak zorlama ve baskılarına maruz bırakmamalıdır.

Eeee ! Dernekler Ne Olacak?
TFFHGD Genel Merkezi ve il şubeleri, Türkiye'de kurulu bulunan diğer tüm dernekler gibi gönüllük esasına göre üye kaydetmeli, üye kaydedebilmek için albenisi olan çalışmalar yapmalı, gönüllülük esasına göre kaydettiği üyelerden aldığı yıllık aidatlar ile, kabul ettiği bağışlardan elde ettiği maddi imkanlarını, hakemlerin sosyal yaşantısına katkı sağlayacak çalışmalar yürütmeli. kesinlikle faal hakem ve gözlemcilerinden arındırılmalı ki, hakemlerin haklarını cesurca savunabilsin, dernek seçimlerini genç hakemler için kabus dolu günler olmaktan, dik mi yamuk mu duruyor sıfatlarından kurtarsın.  Dernek gibi dernek olsun.. Diğer tüm dernekler gibi sosyal bir faaliyet olsun ve gönüllü insanların kayıt yaptırdığı, hakem camiasının birliği için çalışmalar yürüten bir sivil kuruluş olsun...

İl Hakem Kurulları'nın Duruşu
Maç yüzdelerini derneğe yatırmayan hakemlere maç verilmemesi gibi çağdışı uygulamaların son bulması lazım. Bize dernek lazım tabiki ama bir hakem için öncelik değil. Dernek sosyal bir faaliyet, hakemleri zorla üye yapma ya da dernek yüzdelerini yatırma konusunda baskı yapılamaz. Zaten bu tür uygulamaların yakında yargıya taşınacağı kanaatindeyim. Çünkü, illerde bu konuda çok büyük sıkıntılar var. Siz İl Hakem Kurulları, derneğin zorla topladığı paralarla verdiği ya da veremediği imkanları dilenmekten ise yukarıda belirttiğimiz yollar ile bu imkanları hakemlerinize sağlayabilmek için, bu yolları desteklemeniz ve MHK ve TFF yetkililerine bu taleplerinizi iletmeniz gerekir. Görüştüğümüz İl Hakem Kurulu Başkanları'nın da bu konuda talep ve isteklerinin olduğunu gördük. Yalnız değilsiniz, taleplerinizi iletin TFF ve MHK'ya..  Kamuoyu oluşturun, kamuoyu oluşmadan güç elde edemezsiniz.. Kamuoyu oluşturmak için, bu yazımızın en alt kısmında bulunan YORUM bölümüne yazacağınız düşüncelerinizi biz MHK ve TFF ye ulaştıracağız. Desteğinizi gösterin... Bize ve kendinize ve tüm hakem camiasına katkı sağlayın...

Hakemleri Dernek Seçimi Siyaseti Yönetme Kabusundan Kurtaralım
Tavsiye ettiğimiz ve sonuna kadar takip edeceğimiz yukarıda belirttiğimiz uygulama ile amacımız, genç hakemlerimizi Dernek seçimlerinin siyasetini yönetme kabusunda kurtarmak. Bilindiği üzere her dernek seçimlerinde, daha öğrenci olan, yaşları 18-25 arasındaki genç hakemlerimize iki taraftan bazen üç taraftan baskılar yapılıyor. Müthiş bir telefon trafiği, kulisler, belden aşağı vurmalar, bana oy ver vermezsen.. tehditleri arasında hakemlerin bunalıma girdiğini yıllardır görüyoruz. Hepimiz yaşadık bu kabusları, hakemlerin bir kısmının dik, bir kısmının yamuk olarak saflara bölündüğü seçimlerin izleri yıllarca camianın içerisinde kaldı, husumetler 5-10 yıllık süreçlere taşındı. Nice iyi hakemlerin hakemliği sırf dernek seçimlerinde verdiği oy veya seçtiği taraftan dolayı bitti. Hala da tamamlanamayan dernek seçimleri yüzünden Sanal Hakem Gündemleri yaratılıp, camia karıştırılıyor.

TFFHGD 'nin ve seçimlerinin hakem camiasına verdiği bu zararlardan kurtaralım, Genç Hakemleri bu siyasete sokmayalım. Genç hakeme lazım olan siyaset değil, çalışmak, antrenman ve maç. Derneği dernek gibi dernek yapalım, sosyal bir faaliyet statüsüne geri döndürelim.. E tabi TFFHGD'nin TFF seçimlerindeki oy hakkı konusunu da ayrı bir yazı konusu yapalım...

Devamını Oku...

14 Mayıs 2010

Sen Eğilirsen Sahadaki Hakem Diz Çöker


Bu sezon birkaç maçta hakem hataları ciddi noktalara ulaşmıştır. Bunların içinde tayinlerden kaynaklanan hatalar da olmuştur. Ancak MHK‘nın, hakemlerin veya federasyonun değişmesiyle bunun önüne geçemezsiniz. MHK ya da başkanı kendi istekleri dışında değiştirilirse, Federasyon kamuoyuna “şu mesajı” vermiş olur ki, bu çok tehlikeli:
“BİZ DİK DURAMIYORUZ!”
O zaman gelecek sezon kimse ama hiç kimse hakemlerden dik durmayı beklemesin!
İstinye’deki koltuklarda oturanlar ne kadar dik durursa, sahadaki hakem de o kadar dik duracaktır. Sen eğilirsen, sahadaki diz çöker.
Bu cümlelerim şu anda birilerini sinirlendiriyor olabilir.
Bu MHK çok küçük krizleri çözmekte zorlanmıştır. Bazı hakemlere hak ettiğinden fazla değer vermiştir. Bazılarına hak ettiği değeri verememiştir. Yardımcı hakem kadrosunu iyi kullanamamıştır.
***
G.Saray, Oğuz Sarvan MHK‘sına karşı çıkabilir mi?
Ligde, kupada ve Avrupa’daki başarısızlığını MHK‘ya bağlayabilir mi?
Baros ve Kewell‘ın sakatlığının uzun sürmesinde MHK‘nın bir dahli var mı?
Elano‘nun verimsizliği, kalecinin kötü çıkması, Jo tercihinin hatalı bir karar olmasında hakemlerin bir sorumluluğu var mı?
Rjikaard’ın beklenen performansı gösterememesi sebebiyle “hakemler eğitimsizdi, bu yüzden oldu” diyebilir misiniz?
***
Bursaspor şampiyonluğu kaçırırsa fatura hakemlere kesilir mi?
Tarihinde 34.haftaya kadar şampiyonluk yarışında olmuş mudur?
Beşiktaş’ı, F.Bahçe’yi deplasmanda bileğinin hakkıyla yenmiştir. G.Saray’ı içeride yenmiş, dışarıda berabere kalmıştır.
Aleyhine hakem hataları ne kadar olmuşsa, lehine de o kadar olmuştur.
***
“Yüreğiyle oynayan Nobre” bu sezon sadece 1 gol atabilmiştir.
Tabata‘nın hiçbir katkısı olmamıştır.
Nihat tam bir hayal kırıklığıdır.
Mustafa Denizli‘nin ifadesiyle bu sezon futbolcuların sakatlıklarında toplam 8 kırık görülmüştür.
Bobo ile Mustafa Denizli arasında buzlar çok geç erimiştir.
Hiç kimse Tello, İsmail, Holosko, Serdar Özkan için “çok iyi bir sezon geçirdiler” diyebilir mi?
Bu sezon geçen sezonki Mustafa Denizli’den eser var mıydı?
Bu hakemlerle Beşiktaş geçen sezon iki kupa kazanmamış mıydı?
***
Trabzon’un hakemlerden şikâyet etmeye hakkı var mı?
Broos‘u kim getirdi?
Yattara‘ya kim güvendi?
Şenol Güneş gelinceye kadar Onur‘u, Alanzinho‘yu gören var mıydı?
***
F.Bahçe kupayı kaybetti.
Hakem ya da MHK‘nın bir payı var mı?
F.Bahçe’nin futbolundan bu sezon memnun olan var mı?
Daum’u yeterli ve çok değerli gören var mı?
Aykut Kocaman‘ı, Semih‘i, Güiza‘yı başarılı bulan var mı?
F.Bahçe şampiyonluğu kaçırırsa hakemlerden şikâyetçi olmaya hakkı var mı?
***
Ligin ilk yarısında fırtına gibi esen Kayserispor’un önünü hakemler mi kesti?
Ali Turan, Bilal Aziz krizlerine MHK mi sebep oldu?
Belediye, Eskişehir, Antalya hedeflerine yakın belki de hedeflerinin çok üzerinde bir noktada ligi bitiriyorlar.
A.Gücü’nün, G.Birliği’nin kimseyi suçlamaya hakkı var mı? G.Antep’in, Manisa’nın, Sivas’ın transfer ve teknik kadro tercihlerindeki yanlışlarını kabul etmeleri gerekmez mi?

Milli Takımı
hakemler mi uçuracak?
Hakem ve gözlemcilerden vize parası isteniyor.
Geçen yıl alınmamıştı, bu yıl bunu kim çıkardı? Üstelik Federasyonun gelirlerinin iki kat arttığı bir dönemde.
Vize bedeli toplanacağına dair TFF’nin sitesinde hiçbir bilgi göremedik.
TFF yönetim kurulu bu konuda bir karar aldı mı?
Paranın tamamı kaç TL eder? TFF’nin buna ihtiyacı mı var?
Milli Takım kafilesi, Amerika’ya hakemlerin vize be
deliyle mi uçacak yoksa?
İl hakem kurulları, dernek şubeleri hakemi sıkıştırıyor. Hakem, karşılaşmamak için yolunu değiştiriyor. Anlı şanlı koca hakemler dernek şubesinin oyuncağı olmuş. Hiç değer mi bunlara?
Bu arada 17-18 Nisan’da oynanan maçların hakem paraları yine yatmamış. 3-4 haftadır ödemelerde yine aksama başladı. Mali İşler Koordinatörü Sayın Özkan Kılık, umarım bilginiz dahilindedir!

Ümit Aktan'a gelen mail
Bir seyircimiz sevgili Ümit Aktan'a bir mail göndermiş. 8 Mayıs Cumartesi tarihli mailde özetle diyor ki: "Hacettepe-Mersin İY arasında, kaybedenin bir maç değil bir sezonun emeğini kaybedeceği ölüm-kalım maçı var. Burada çirkin oyunlar alenen dönmekte ve Türk futboluyla ilgili herkes olaya seyirci kalmaktadır. MHK nasıl bir mantıkla Trabzon Bölgesinden Abdullah Yılmaz'ı bu maça atar? Hacettepe Başkanı Turgay Kalemci Trabzon/Of doğumludur. Üstelik eli kolu uzun akıllı bir iş adamıdır. Yazık!. Lütfen ama lütfen masabaşı oyunları görün. Maçları bir futbolsever gibi izlemeyin!."
İsmini ve telefon numarasını da veriyor.
Hacettepe ile Mersin İY 1-1 berabere kaldı. Ve Hacettepe küme düştü!
Yani maille "koruunacak" denen takım gitti. Ne İlhan Cavcav'ın, ne Ufuk Özerten'in, ne de Turgay Kalemci başkanın iddia edildiği gibi gücü yetmedi.
Her sezon ben böyle onlarca senaryonun boşa çıktığına şahit olurum. Ama paranoya bizim şifasız hastalığımız!.

Yeni MHK senaryoları!
Bugün itibariyle MHK için 4 alternatif var:
1) Oğuz Sarvan MHK'sı aynen devam edecek.
2) Ufuk Özerten başkan olacak, 1-2 üye değişecek.
3) Sarvan bırakacak, Yüksel Okçuoğlu başkan olacak
4) Kemal Dinçer MHK Başkanı olacak.
Bu 4 ihtimalden her biri çeşitli çevrelerce dile getiriliyor. Ama bazıları, bazı ihtimallere şiddetle karşı çıkıyor.

Federasyon direksiyonda
Bundan 3 hafta önce 23 Nisanda Federasyona ve MHK'ya seslenerek "Direksiyonu bıraktınız" diye bir yazı yazmıştım.
F.Bahçe-Beşiktaş maçından sonraki hafta Silivri kampı iptal edilmişti. Bu hafta aslında 2 tane maç var. Kalan 6 maç oynansa da olur, oynanmasa da!..
Ama MHK, bu hafta bütün hakemleri Silivri'de topluyor. Uilenberg, Larsen ve İngiltere'den bir yardımcı hakem eğitmeni geliyor.
Yani MHK aynen göreve devam ediyormuş gibi ya da lig hiç bitmemiş gibi eğitim takvimini yürütüyor. Henüz Süper Lig'e çıkacak olan 3'üncü takım belli olmadı. Çok önemli maçlar oynanacak.

Hakem Odası
Ömer Faruk Ünal
Devamını Oku...

Artık Bu Derneğe Neşter Atalım, İşgalden Kurtaralım

3 yılda bir yapılan ve en son 2009 yılında Nisan ayı içerisinde yapılması beklenen TFFHGD Genel Merkez seçimleri hala yapılmadı, yapılmak istenmiyor. Eski Genel Başkan Selçuk DERELİ, seçim tarihinden yaklaşık 1 ay önce 2009 yılı Mart ayı içerisinde görevinden istifa etti. Dernek Tüzüğünün 17 maddesinde "Genel Başkanlığın boşalması halinde ise, Olağan Genel Kurul toplantısına 6 aydan az bir süre varsa Genel Başkan Vekili vekalet eder." denildiği halde, TFFHGD Genel Merkezi kendi tüzüğüne aykırı bir şekilde Bülent DEMİRLEK'i Başkan ilan etti ve yönetimine devam ediyor. Selçuk DERELİ'nin seçim tarihinden 1 ay önce istifa etmesi ile Bülent DEMİRLEK'in Başkan Vekili olarak, vekaleten göreve devam etmesi gerekirken, tüm hakem camiasının nasıl kandırılmaya çalışıldığını da gözler önüne sermiş oldular.




Tüzüğe göre "Başkanlığa Vekalet Etmesi" gereken Bülent DEMİRLEK, Genel Merkez internet sitesinde Genel Başkan olarak gösteriliyor. Bu hukuksuzluklar ve keyfi yönetimler içerisinde Genel Merkez seçimleri 1 yıldır yapılmıyor, yetkisiz kişiler tarafından hala yönetilmeye devam ediliyor.

Sizler Hakem Camiası! Seyirci mi kalacaksınız bu işgale? 

Birlik olalım, Derneği işgalden kurataralım.. TFFHGD hiç kimsenin tekelinde değildir. Dernek bizim, biz hakemlerin.. Bu işgale ve keyfiyete karşı tek yürek olalım.. Türkiye Futbol Federasyonunu faks yağmuruna tutalım, her ilden yüzlerce faks organize edelim.. 
TFFHGD GENEL MERKEZİ 1 YILDIR İŞGAL ALTINDA !!!

İşte Fax No: 0 212 323 49 50

İşte Dilekçe Örneği: 


TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA

Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 9.maddesinin e fıkrası Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneğinin Türkiye Futbol Federasyonunun üyesi olduğunu belirtmektedir.

Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 1/a fıkrası Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneğini, FIFA, UEFA ve TFF’nin statü, talimat, düzenleme ve kararlarına tam olarak uymak ve kendi statü, tüzük veya diğer düzenlemelerinde yer alacak bir hüküm aracılığıyla kendi üyelerinin de bunlara her zaman uymasını sağlamaktan Türkiye Futbol Federasyonuna karşı sorumlu tutmaktadır.

Türkiye Futbol Federasyonunun Statüsünün 13.maddesinin 1/b fıkrası Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneğini, Kendi karar ve organlarının serbest seçimler yoluyla oluşmasını sağlamaktan Türkiye Futbol Federasyonuna karşı sorumlu tutmaktadır.

Türkiye Futbol Federasyonunun Statüsünün 13.maddesinin 1/i fıkrası Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneğini, Üyeliği süresince işbu Statü’de belirtilen zorunlu hükümlere uymaktan sorumlu tutmaktadır.

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Tüzüğünün 14.maddesi Genel Merkez Genel Kurulunun Toplantı Zamanı ve çağrı usullerini belirtmekte ve Olağan Genel Kurul’un, üç (3) yılda bir Nisan ayı içinde toplanacağını belirtmektedir.

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Genel Başkanlığı NİSAN 2009 tarihinde yapması gereken Olağan Genel Kurulu yapmamış, Statünün yürürlüğe girmesi ile birlikte tüzüğünde tadilat yapmasını gerektiren Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 1/a fıkrası hükümlerine de uymamıştır.

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Genel Başkanlığı Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Tüzüğünün 14.maddesi gereği NİSAN 2009 tarihinde yapması gereken Olağan Genel Kurulu yapmayarak;

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Tüzüğünün 14.maddesini,
Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 1/a fıkrasını,
Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 1/b fıkrasını,
Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 1/i fıkrasını
İhlal etmiştir.

Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 2. Fıkrası “Üyelerin yukarıda belirtilen yükümlülükleri ihlal etmeleri halinde, işbu Statü’de yer alan yaptırımlar uygulanır hükmüne amirdir.”

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği hakkında Türkiye Futbol Federasyonu Statüsünün 13.maddesinin 2. Fıkrası uyarınca gerekli işlemlerin yapılması hususunda;
Gereğini bilgilerinize arz ederim.      /      /2010

Bilgi : Tahkim Kurulu Başkanlığı
                                                                                         
Adı Soyadı
                                                                 
TFFHGD  ........ ŞUBESİ ÜYESİ

ADRES : 




Devamını Oku...

13 Mayıs 2010

Haftanın Hakemleri Açıklandı

Devamını Oku...
 
Futbol

Hakem Platformu Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template