31 Mayıs 2010

İstanbul'da Garip Şeyler Oluyor

HASRET KALDIK
Bir süredir köşemiz hareketsizdi. Bunun aslında bir kaç sebebi var. Birincisi, adıyla yazdıkları uyuşmayan bazı sitelerin gittikçe kaliteyi düşürmesine vesile olmak istemedik. Biz burada doğruları yazdıkça onlar adeta kudurdular. Tabi onların bu hali dönüyor dolaşıyor hakem camiasına zarar verir hale geliyor. Bilerek ya da bilmeyerek bazı insanlar buraların isminde hakem geçtiği için kerametli bir şey sanıyor. Hakem camiası dışarıdan bakıldığında kalitesiz insanların birbirleriyle sürekli kavga ettiği bir ortam gibi gösterilmek isteniyor. Bu kalitesizliği mevcut kurullara ihale ederek onları yıpratmak isteyen kendini bilmezlerin ekmeğine yağ sürülmüş oluyor. Oysa kalitesizliğin sebebi kurullar değil, o kurulları ele geçirmek için her yolu mubah sanan insanlar. Onlara kendilerini kullandıranlar.

İkinci sebep ise ufak bir anlaşmazlık. Diğer anlamsız siteye göre bir gömlek daha anlamlı olmaya çalışan bir diğer internet sitesi hacklendi. Her ne kadar layıklarını bulmuş olsalar da hackleme işini hoş görmek mümkün değil. Kim kime yaparsa yapsın. Onlar hakemlere teknik anlamda bir şey vermek için değil karalama yapmak amaçlı kurulmuş siteler. Tabi ki altyapı açıkları da çoktur. Bence o sitenin hacklenmesi bizim sitemiz için haber değeri taşımamalıydı. Bu konuda yönetimle ayrıştık. Zaten tükenişteler. Yazdım, karaladım oldu mantıkları bizim gerçekleri dile getirmemiz sayesinde itibar görmemeye başladı.

Tabi ki ayrılıklar geçici süreleri kapsıyordu. Sizlerden gelen ısrarlı mesajlar bizim için emirdir.

Türkiye’nin her ilinden her köşesinden  yapılan sınavlar atletik testler ve  tekrarlanan seçimler nedeniyle  mail yoluyla şikayetler serzenişler  akıyor.

Gerçekleri, doğruları dile getirmeye devam edeceğim.

Kimi acıtırsa acıtsın.

İSTANBUL’DA GARİP ŞEYLER OLUYOR
Son günlerde İstanbul’dan ard arda elektronik postalar yağmaya başladı. Meğer herkes ne dertliymiş. Biz de dostlarımızın sesine kulak verelim dedik. Uzun süredir ara verdiğimiz köşemize  onlarla başlayalım  istedik.

Sezon başından beri İstanbul’daki dernek işleriyle ilgili çok mesaj aldık. Genel Merkez ile şube yönetimi arası kavga devam ediyor. Genel Merkez bu konuda yüzde yüz haksız. Hukuksal bir takım dolambaçlı yollar bulmuş olmaları onları insanların vicdanında haklı kılmaz. 120 oy farkla biten, tüm organizasyonu Genel Merkez olarak bizzat yaptığınız bir seçimde, seçim usulüne uygun yapılmadı diye seçimi iptal etmek, karşınızda onurlu duruş sergiledi diye seçilmiş yöneticileri dernekten ihraç etmek ayıptır. Siz sahada fair play ilkelerini uygulamaya çalışan bir camiayı kâğıt üzerinde temsil ediyor görünüyorsunuz. Yaptığınız saçma sapan işlere bakın. Bir de kalkmış MHK’yi eleştiriyorsunuz. Aynaya bakıyormusunuz hiç? Seçilmiş insanlara neden bu kadar edepsizce davrandınız? Gerçi sanal sitelerde kendilerine imparator diye manşet attıranların ruh hallerini tespit etmek çok da güç değil. Yadırgamamak lazım. Doktor, iyi davranın dedi.

İstanbul Şube Yönetimi, malesef hala olgun, ilkeli davranma peşinde. Bu tavrı tüm üyeler tarafından eleştiriliyor. Bu kadar sessiz kalınması haklı oldukları davada bunu bir Kurtuluş Savaşı’na dönüştürmemiş olmaları dost düşman herkes tarafından yadırganıyor. Hatta Eskişehir Genel Merkez’in hala göreve devam ediyor olmasında en büyük etken olarak İstanbul Şube’nin pasifliğini görenler var. Kimse kaleyi teslim edin demiyor ama en azından düşmanın kalenin burçlarında kendi bayrağını dalgalandırma teşebbüsünün de önünde durun. MHK’nin genel pasifliği Şube yönetimine de yansımış durumda. Bunun sebebinin Sadettin Güler’in MHK’deki görevi ve abisinin MHK ye verdiği destek olduğunu söyleyenler de var. Düşünün ki bir MHK üyesi dernek üyeliğinden ihraç edilmiş ve ortada bir hareket yok. Herhalde bundan daha demokratik ortam bulunamaz. MHK, bu tür olaylarla saygınlıklarının zedelendiğini bilsin. Herkes, dernek yönetiminin, bir avuç hakemlerle alakasızın elinde oyuncak olduğunun farkında ama bu MHK’nin vurdumduymazlığını haklı göstermiyor.

İstanbul’da Dernek böyle de İl Hakem Kurulu farklı mı? Klasman koşularını yaptılar, ortalık toz duman oldu. Ahmet Erdoğan, yazılanlara göre İstanbul’un en sevilmeyen adamı ama her nedense son 10 yıldır ya İl Hakem Kurullarında ya da dernek yönetimlerinde. Bazı arkadaşlarım hakarete varan ifadeler kullanmış mesajlarında. Bu tür mesajları okumadan sildim. Görevli olduğu kurum bir yana bir hakem abiniz hakkında böyle konuşma hakkınız yok. Siz de sanal sitelerdeki üslubu benimseyeceksiniz başka kapıya gidin. Her türlü eleştirinizi yapın ama hakaret yok. Burası gerçeklerin platformu. Küfürbazların değil.

Ahmet Erdoğan, bir koşu yaptırmış, olay olmuş. Koşamayanlar, el kronometresi tuttu, süreyi erken bitirdi diye şikâyet ediyor. Kimi kameraya çektik bazılarını fazladan koşturdular  diye şikâyet ediyor. Be kardeşim, oraya koca bir skorbord koymayı niye kimse akıl etmedi? Ahmet Erdoğan seçici kurulda. Ne işi var sahada elinde kronometreyle? Yok, mu Ahmet Erdoğan’dan başka adam İstanbul’da? Hiç kimseyi bulamadıysanız klasmana aday kişilerde devredin bu işleri atletizm hakemlerine herkes şikâyetten kurtulsun.  Koşup bitiremeyenlerden de itiraz varmış. Onlar da niye bu koşu yapıldı, talimatta yok diye itiraz etmişler. Onlar da haklı. Çoğu ilde kısa koşular yapılmamış. İstanbul’da kim niye yaptırdı? Ne yapacaksınız şimdi o koşudan elediğiniz insanları? Onları alırsanız diğerlerini ne yapacaksınız? El kronometresiyle yaptırdığınız o koşuya kim itiraz ederse haklı çıkar. Hele bir de erken bastı geç bastı tartışmaları var ki kimse işin içinden çıkamaz. Öğlen sıcağında niye koşu yapılıyor? İyi planlayamadığınız için her şey problem oluyor. Elinde kamerayla sağda solda onu çektik, bunu çektik diye gezen bir gruptan bahsediliyor. Bunlar kimdir, necidir? Hakemlikle jurnalciliği karıştıranların bu camia sınırlarında ne işi var?

Ahmet Erdoğan, bütün kurulu bir kenara bırakır her şeyi kendi yapmaya kalkarsa olacağı budur. Peki, MHK neden bu duruma bir türlü müdahale etmiyor? Koskoca İstanbul’da yaşananlara bakın.

Skandal bu kadar da değil.  Duyduk ki bazı gazeteciler gözlemci olmaya karar vermiş. Peki, nasıl olacak bu iş? Gazeteciliği bıraktılar da biz mi kaçırdık? Kim, nasıl kursa çağırdı kendilerini? Talimatları okuyan bir Allah’ın kulu yok mu İstanbul’da? Hakem işleri müdürü vize işlemlerini nasıl takip ediyor? Tahkime fazla mesai ücretlerini Ahmet Erdoğan mı ödeyecek?  Ya da daha açık sorayım. Bu işleri yapıp kurulu sabote eden birileri mi var?

İstanbullu hakem kardeşlerim, bizim yola çıkarken ilk amacımız Anadolu’nun sesini duyurabilmekti. Aslında böyle bir ayrım yanlış. Herşeyi ama herşeyi bizimle paylaşabilirsiniz. Her zaman doğruların yanındayız.

Gelelim bazı şubelerde tekrarlanan seçimlere. Adı seçim olan komedilere bir bakın. Oy kullananlar kimler, yönetimlere girenler kimler? Bunlardan kaç tanesi sahalarda camiaya hizmet ediyor?

Yoksa derneğin adı mı değişti?

Faalliği Çoktan Bitmiş, Camiayı Bir Kenara Bırakıp Şahsi Hesap İhtiras Peşine Düşmüş Eski Hakemler ve Gözlemciler Derneği oldu da biz mi kaçırdık?

İşgal altındaki Genel Merkez, hakemleri, gözlemcileri temsil etmiyor.


O koltukları haksız şekilde işgal etmeye devam ederlerse yarın bir gün bu camiada kimsenin yüzüne bakamayacak hale gelecekler. Derneğin dibini dinamitlediler. Hakemlerin sosyal örgütünü bitirdiler. Bıraksınlar da insanlar kendi seçimlerini kendileri yapabilsinler.



Doğrucu Davud
Mail: hakemplatformu@gmail.com

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Eyyy Diyarbakır il hakem kurulu başkanı sayın m.suphi DEMİREL ve il hakem kurulu üyeleri neden diyarbakırda ayrımcılık yapıyorsunuz..

Vize yenilemeleri için dernek zamanı size oy veren hakemlere haber veriyorsunuzda mhk desteklediği kişiye oy veren hakemlere haber vermiyorsunuz ve mazaret sınavında elerinde sağlık raporları olmasına rağmen bile ne atletik teste nede yazılı sınavına almıyorsunuz bu hakemlerin günahı sizin desteklediğiniz kişilere oy vermediği için mi ve yapılan atletik testlerde yine size dernek seçimlerinde oy vermeyen bir il hakemi kardeşimizin orda atletik testlerin sonuçlarını kameraya çektiği idasıylan savunma istiyorsunuz neden bu kadar uyuz oluyorsunuz her şeyden daha önceki yıllarda koşamayan il haklemlerini koştu gösterdiğiniz ve bunların videoya çekilerek kanıtlandığından dolayımı yoksa ve bu yıl yapılan yazılı sınavında bile isim sırasına göre sınıflara almanız gerekirken klasmana teklif etiğiniz kişileri bir sınıfta toplayarak bir birlerine kopya vermesi için yardımcı oluyorsunuz ve il hakem kurulu başkanı olarak sınıflara gelerek sınav talimatları okuduğunuz halde yerinden kalkan, birbirinde silgi isteyen ve yüksek sesle konuşan hakemlerin sınavının iptal olacağını dediğiniz halde klasmana teklif edilen hakemlerin bulunduğu sınıfta en son sırada oturan il hakemlerinden cihan TEL in silgi alma bahanesiylen yerinden kalkarak en ön sırada oturan eski klasman hakemlerinden adem ELGÖRMÜŞ ün yazılı kağıdına baktığını ve sınavın bitmesine 3 dk kala il hakemlerinden ramazan ONAT ın adem ELGÖRMÜŞ ile aynı sırada oturduğunu ve kopya çektiğini sınavı biten bir il hakemi kardeşimizlen beraber görmenize rağmen bile ramazan ONAT a bağırarak ordan kalkmasını demenize ne gerek vardı direk kopya çeken il hakemlerinin sınavını iptal etseydiniz ya ve mazaret sınavlarında yine atletik testlerde başarılı olamayan il hakemlerini koştu göstermeketen utanmıyormusunuz sayın DİYARBAKIR il hakem kurulu başkanı m.süphi DEMİREL hocam ve hif hakemi olarak görev yapan yiğenlerinize yani ‘’DEMİREL’’ ailesine neden en fazla maçları onlara veriyosunuz birde akşama doğru olan saatlerde olan serin havadaki müsabakalrı veriyorsunuz diğer hif hakemlerinin ne günahı var öğlen sıçağına ve tek tük maçlar vererek adeletsiz davrandığınızı biliyormusunuz ve istanbulda ünv okuyan yeni il hakemi olan yiğeniniz mazeret sınavları sırasında diyabakırda olmamasına rağmen bile atletik testlerden koştu olarak onun yerine başka birini koşturmanızın ve oymuş gibi göstermenizin gün yüzüne çıkacağını bilmiyormuydunuz ve aynı yiğeninizin istanbulda ünv okumasına rağmen bile diyarbakırda göstermiş gibi yaparak aday hakemlikten il hakemliğine geçebilmesi için buradaki resmi müsabakalarda görev yapması gerektiğini buradaki başka hakemlerin çıktığı resmi müsabaka maç raporlarına sanki yiğeniniz yönetmiş gibi rapor doldurmanız evrakta sahteciliğe giriyor çünkü yiğeniniz o tarihlerde istanbulda ünv okumaktadır ve ordaki devam devamsızlık imza çizelgelerinden bunlar ıspatlanıyor bunun hesabını nasıl vereceksiniz sayın DİYARBAKIR il hakem kurulu başkanı m.suphi DEMİREL

Adsız dedi ki...

Doğrucuuuuu yaz bunları...

sonunuzu görünce bakıyorum saldırmaya başladınız.İstanbul seçim yapsa genel merkez de yapacak diye bangır bangır bağırıyı adamlar.
Ne oldu Sadettin Bey çekiniyor mu yoksa?

Asıl suç ihraç edildiği dernekte hala oturmasıdır.

Biraz akıllı olun.

Adsız dedi ki...

Sayın Davut bey kardeşim, yazılarında şark kurnazlığı yapıp kendini objektif göstermeye çalışıyorsun ama yağma yok. İnsanlar artık gerçekleri görmeye başladı. Boşuna MHK adına kalemkörlük yapma, çünkü onların miyadı doldu. Bugün ligdeki takımların %90'ının güvenmediği ve inanmadığı bir MHK Türk Hakem Toplumunu nasıl yönetebilir ve temsil edebilir ki? Sizin bu yöndeki söylemlerinize artık ne dernek yönetimini destekleyen, ne de desteklemeyen ancak gerçekleri de yaşayarak gören hiçbir hakem ve gözlemci inanmıyor. Üzgünüz ama gerçek bu, sizin için zor olabilir ama bu gerçeğe alışmanızın zamanı geldi. Size bir dost tavsiyesi : Umarım bundan sonra yazılarınızda daha gerçekçi ve objektif olmayı başarabilirsiniz. Yoksa tenkit ettiğiniz sitelerle aranızdaki kalite daha da ortaya çıkacak ve mahçup kalacaksınız. Benden söylemesi. Selamlar.

Yorum Gönder

Yorumunuzu isimsiz olarak yayınlamak için "Yorumlama Biçimi" kısmından "Anonim" , isminiz ile yayınlamak için "Adı/Url" kısmını seçmeniz gerekmektedir.

KÜFÜR VE HAKARET İÇERMEYEN TÜM YORUMLAR "HAKEMLERİN ÖZGÜRCE KONUŞABİLDİĞİ PLATFORM" AMACIMIZ ÇERÇEVESİNDE YAYINLANIR. ASILSIZ İDDİA VE SUÇ İSNADI İÇEREN YORUMLARDAN, YORUM SAHİBİ SORUMLUDUR.

 
Futbol

Hakem Platformu Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template